Sigmund Freud’un yakın çalışma arkadaşlarından birisi olan Alfred Adler, ilerleyen süreçlerde kendi bağımsız kuramını geliştirerek psikoloji tarihinde önemli bir dönüm noktasına imza atmıştır. Alfred Adler’in “Bireysel Psikoloji” adını verdiği bu yaklaşım, insanı sadece içsel dürtülerin değil, aynı zamanda toplumsal hedeflerin, kişisel amaçların ve sosyal bağların şekillendirdiğini savunan bir psikoloji anlayışıdır.
Sigmund Freud ile ''Klasik Psikanaliz'' yaklaşımında görüş ayrılığına düşen Alfred Adler, psikolojik rahatsızlıklarda dürtüsel meselelerden ziyade toplumsallık ve bireyin toplum içerisindeki konumu gibi konulara odaklanmanın daha doğru olacağını savunarak ''Bireysel Psikoloji'' yaklaşımını geliştirmiştir. Bu kurama göre bireyin temel davranışları, belli bir alandaki yenilgiyi başka bir alandaki başarıyla dengeleme isteğine göre şekillenir.
Freud insan davranışlarını büyük ölçüde cinsellik, bilinçdışı çatışmalar ve psikodinamik dürtüler üzerinden açıklarken; Adler insanı toplumsal bir varlık, davranışlarını ise amaç odaklı ve geleceğe dönük bir süreç olarak görür. Bu yaklaşım, psikolojide bireyin sosyal çevresine ve toplumsal bağlarına vurgu yapan ilk büyük kuramlardan biridir. Yani başka bir deyişle, bireyi birey yapan asıl şeyin çevre ve toplum gibi dışsal faktörlerin olduğunu vurgulamasıyla ön plana çıkmaktadır.
Adler'in Temel İnsan Anlayışı Nasıldır?
- İnsan davranışları amaç yönelimlidir.
- Her birey kendine özgü bir “yaşam stili” geliştirir.
- Sosyal çevre kişiliğin temel belirleyicisidir.
- İnsanın en temel motivasyonu üstünlük çabasıdır.
- Nevrotik belirtiler bile bireyin yaşam amacına hizmet eden çözümlerdir.
Bireysel Psikolojide Temel Unsurlar Nelerdir?
- Bireyin Eski Anıları (çocukluk yaşantıları vb.)
- Bireyin Ailedeki Yeri (kaçıncı çocuk, tek mi, ikiz mi vb.)
- Bireyin Toplumdaki Yeri (aşağılık, üstünlük vb.)
Bireysel Psikolojinin Temel İlkeleri Nelerdir?
- Yaşama isteği ve mantıklı düşünmek, insan sevgisi ve işbirliği ihtiyacı gibi konular toplumsal yaşamın koşullarıdır. Psikolojik rahatsızlıklar bu koşullara karşı yöneltilmiştir.
- Bir nevrozun yada psikozun tedavisi için, bireyin yaşam şekli tamamen değiştirilerek herhangi bir koşul beklemeksizin topluma kazandırılmalıdır.
Nevroz ve Psikoz Kavramları Nelerdir?
Psikolojik rahatsızlıkların ikiye ayrıldığı en temel üst başlıklardır. Psikolojik sorunları olan bir kişi, gerçeklik algısı ve bilinci yerindeyse ''nevroz'' olarak, gerçeklik algısı bozulmuşsa ve bilinci yerinde değilse ''psikoz'' olarak tanımlanır. Yani günümüzde sınıflandırmalar böyle yapılmasa da; depresyon, okb, anksiyete gibi sorunlar ''nevroz'' kategorisinde yer alırken şizofreni, bipolar, mkk gibi sorunlar ''psikoz'' başlığı altında toplanmış olarak düşünülebilir.
Bireysel Psikolojide Ailedeki Çocuk Sırasının Önemi Nedir?
Adler’in Bireysel Psikoloji kuramında çocuk sıralaması, çocuğun aile içindeki yerinin onun yaşam tarzını, benlik algısını ve başa çıkma biçimlerini etkilediği fikrine dayanır. İlk çocuk, başlangıçta tüm ilginin merkezindeyken kardeş doğduğunda “tahttan indirilmiş” hissedebilir; bu yüzden daha sorumlu, kuralcı, koruyucu ya da otoriteye yakın bir tutum geliştirebilir. İkinci çocuk, hep birinin arkasından geldiği için kendini sürekli karşılaştırma içinde bulur; bu da onu genellikle rekabetçi, hırslı ve daha hızlı uyum sağlayan biri yapar. Ortanca çocuk (üç ve daha fazla kardeşli ailelerde) çoğu zaman ne en büyük kadar güçlü ne de en küçük kadar ilgi odağıdır; bu yüzden dengeleyici, uzlaştırıcı ya da bazen görmezden gelinmiş hisseden bir rol üstlenebilir. En küçük çocuk genellikle daha fazla ilgi ve korunma gördüğü için sosyal, sevimli ve yaratıcı olabilir; ancak aşırı şımartılma durumunda bağımlılık gelişebilir. Tek çocuk ise kardeş rekabeti yaşamaz ama yetişkinlerle büyüdüğü için erken olgunlaşmış, mükemmeliyetçi ve ilgiye duyarlı bir yapı gösterebilir. Adler özellikle şunu vurgular: bunlar kesin kaderler değil, çocuğun yaşadığı öznel deneyimin olası yönelimleridir.
Aşağılık Kompleksi Nedir?
Kişinin olumsuz yönlerini fazlaca düşünmesi sonucunda toplum içerisinde kendini diğerlerinden aşağı hissettiği durumdur. Kendini ispat etme çabası, sürekli telafi etme düşüncesi ve farkına varılmayan diğer belirtiler, kişinin toplumdan dışlanmasıyla sonuçlanarak psikolojik rahatsızlıklara zemin hazırlayabilir.
Üstünlük Kompleksi Nedir?
Kişinin olumlu yönlerini abartması sonucunda toplum içerisinde kendini diğerlerinden üstün hissettiği durumdur. Kendini vazgeçilmez sanmak, sürekli bilmişlik taslamak ve hırsların peşinden koşmak gibi belirtiler, kişinin toplumdan dışlanmasıyla sonuçlanarak psikolojik rahatsızlıklara zemin hazırlayabilir.
Ruhsal Hermafroditizm Nedir?
Çocuğun gelişim sürecinde karşılaşılabilecek herhangi bir eksikliğin yada bozukluğun, ilerleyen süreçlerde aşağılık duygusuna yol açabileceği durumdur. Örneğin zayıflık, sakarlık, kekemelik yada yatağa işeme gibi çocukluk döneminde karşılaşılabilecek (normal) durumlardan ötürü ceza gören, aşağılanan ya da dışlanan çocuk, ilerleyen yaşamında toplum içinde uyumsuz hale gelir. Ancak bu uyumsuzluğa duyarlılık gelişmesi sonucunda ruh dengesi bozulur ve bu kez de üstünlük kompleksi ağır basar. Çocukluktaki aşağılık duygusu, yetişkinlikteki üstünlük duygusuyla örtülmeye çalışılır.

0 Comments
Yorum Gönder