Duygudurum bozuklukları, bireyin duygusal durumunda belirgin, kalıcı ve işlevselliği bozan değişimlere neden olan psikiyatrik bozukluklar grubudur. Bu bozuklukların en yaygın ve bilinen formu depresyondur. Depresyon, yalnızca “üzgün hissetmek” değildir; bireyin düşüncelerini, duygularını, davranışlarını ve fiziksel enerjisini etkileyen ciddi bir klinik tablodur.

Depresyonlar ve diğer duygudurum bozuklukları, dünya genelinde milyonlarca insanı etkilemekte; iş gücü kaybı, ilişki sorunları, uyku bozuklukları, sosyal izolasyon gibi önemli sonuçlara yol açmaktadır. Modern psikoloji ve psikiyatri; depresyonun nedenlerini, türlerini, belirtilerini ve tedavi seçeneklerini giderek daha bilimsel yöntemlerle incelemekte ve geliştirilen yaklaşımlar sayesinde bireylerin yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilmektedir.

Bu makalede, duygudurum bozukluklarının yapısını, depresyon türlerini, nedenlerini, belirtilerini ve tedavi yaklaşımlarını ayrıntılı biçimde ele alacağız.

Duygudurum Bozuklukları Nedir?

Duygudurum bozuklukları, bireyin duygu durumunda (mood) uzun süreli ve işlevselliği belirgin şekilde bozan değişiklikler meydana gelmesiyle tanımlanan psikiyatrik durumları kapsar.

Duygudurum bozuklukları, ''Depresif Bozukluklar'' ve ''Bipolar Bozukluklar'' olmak üzere genel olarak iki ana kategoriye ayrılmaktadır.

Depresif bozukluklar çökkünlük, umutsuzluk ve enerji kaybı ile karakterize edilirken; bipolar bozuklukta depresif dönemler ile mani veya hipomani dönemleri dönüşümlü olarak görülür.

Depresyon Nedir ?

Depresyon, kişinin duygusal yaşamında kalıcı bir çöküş, ilgi ve zevk kaybı, enerji azalması, uyku ve iştah değişiklikleri gibi belirtilerin eşlik ettiği klinik bir durumdur. Günlük yaşamı, çalışma performansını ve sosyal ilişkileri önemli ölçüde etkiler.

Depresyonun yalnızca psikolojik değil biyolojik ve çevresel mekanizmaları da bulunmaktadır. Bu nedenle depresyonun anlaşılması çok boyutlu bir bakış açısı gerektirir.

Depresyon, çeşitli psikolojik, sosyolojik yada biyolojik sebepler sonucunda ortaya çıkan ve halsizlik, derin üzüntü, uykusuzluk, bıkkınlık, iştahsızlık, zevk alamama, yorgun hissetme gibi belirtilerle kendini gösteren bir rahatsızlıktır.

Aeron Beck tarafından ortaya atılan Negatif Üçlü Teorisi'ne göre depresyon, ''kişinin benliğine, dünyaya ve geleceğe negatif bakması sonucu ortaya çıkan rahatsızlık'' olarak tanımlanır.

En temel ve en yaygın psikolojik rahatsızlıklardan biri olan duygudurum bozuklukları (depresyonlar) birçok farklı çeşitte ve şiddette olabilir. Bu değişkenlere bağlı olarak, tedavi sürecinde psikoterapi yöntemleri, ilaçlar ve hatta beyin uyarım teknikleri uygulanabilir.

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Depresyon belirtileri bireyden bireye değişebilse de DSM sistemine göre tanıda dikkate alınan temel belirtiler şunlardır:

  • Süreğen mutsuzluk, keder veya boşluk hissi
  • İlgi ve zevk kaybı (anhedoni)
  • Yorgunluk, enerji kaybı
  • Uyku bozuklukları (uykusuzluk veya aşırı uyuma)
  • İştah ve kilo değişiklikleri
  • Dikkat ve odaklanma güçlüğü
  • Değersizlik ve suçluluk düşünceleri
  • Umutsuzluk
  • Ölüm veya intihar düşünceleri

Depresyon Çeşitleri Nelerdir?

Majör Depresif Bozukluk : Majör depresyon, en yaygın depresyon türüdür ve yoğun çökkünlük ve isteksizlik hâli ile karakterizedir. En az iki hafta boyunca devam eden ve günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyen belirtiler görülmekle birlikte, dönemsel ya da tekrarlayıcı olabilmektedir.

Süreğen Depresyon (Distimik Bozukluk / Persistan Depresif Bozukluk)  : Kronikleşmiş ve göreceli olarak daha az şiddetli bir depresyon çeşitidir. Bu durum ''distimi'' olarak da bilinir. Distimi, en az iki yıl süren daha hafif ama sürekli bir depresif ruh hâli ile tanımlanır. Yoğun belirtiler olmayabilir ancak kişinin yaşam enerjisini ve motivasyonunu kademeli olarak azaltır. Özellikle “yıllardır mutsuz hissediyorum ama nedenini bilmiyorum” diyen kişilerde görülebilir.

Atipik Depresyon : Duygu durumlarında dış etkenlere göre çok hızlı değişim gözlemlenen ve çoğu zaman kişinin kendisinin bile farkında olmadan davranışlarıyla duyguları arasında tutarsızlıklar olan depresyon çeşitidir. Atipik depresyonda klasik depresyon belirtilerinin bazıları tersi şekilde seyreder: Artmış iştah, Aşırı uyku, Duygusal hassasiyet, Geçici olarak ruh hâlinde iyileşme, Bu tür, özellikle genç erişkinlerde daha sık görülür.

Katatonik Depresyon : Psikomotor hareketlerinde bozulmaların gözlemlendiği depresyon türüdür. Kasların hareketsiz kalacak kadar katılaşması yada kontrolsüz el, kol, bacak titremeleri şeklinde gözlemlenebilir.

Mevsimsel Depresyon : Bu bireylerin genellikle sohbahar ve kış mevsimlerinde hüzünlü, sessiz, sakin ve içe kapanık oldukları gözlemlenirken, ilkbahar ve yaz aylarında ise mutlu, konuşkan, heyecanlı oldukları gözlemlenir. Mevsimsel depresyon, özellikle sonbahar ve kış aylarında güneş ışığı azalınca ortaya çıkar. Enerji düşüklüğü, aşırı uyku ihtiyacı, karbonhidrat isteği artışı ve mutsuzluk görülür. Gün ışığı eksikliğinin melatonin ve serotonin üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir.

Doğum Sonrası Depresyon : Doğum sonrası depresyon, kadınlarda doğumdan sonra hormonal değişimlerin ve psikolojik yükün etkisiyle ortaya çıkan depresyon türüdür. Ağlama krizleri, kaygı, çaresizlik ve bebekle bağ kurmakta güçlük sık görülen belirtilerdir. Bu durumun “loğusalık hüznü”nden farklı olduğu, daha uzun sürebildiği ve tedavi gerektirebileceği bilinmelidir.

Psikotik Özellikli Depresyon : Bu depresyon türünde düşünce bozuklukları, sanrılar veya halüsinasyonlar eşlik edebilir. Genellikle ağır bir klinik tablo sunar ve mutlaka uzman müdahalesi gerektirir.

Melankolik Depresyon : Bu bireyler zevk alma duygularını kaybederken bununla beraber uykusuzluk, üzüntü, mutsuzluk gibi sorunların, uzun vadede bir yaşam tarzına dönüştüğü depresyon türüdür. Melankolik özellik gösteren depresyonda: Sabahları daha kötü hissetme, Sabah erken uyanma, İştah kaybı, Yoğun suçluluk, Zevk alamama, gibi belirgin biyolojik belirtiler bulunur. Genellikle daha ağır seyreden bir depresyon türüdür.

Manik Depresyon (Bipolar Depresyon) : Halk arasında Bipolar Bozukluk veya iki uçlu bozukluk olarak bilinen, aniden mutluluk yada öfke patlamalarının yaşandığı iki uçlu duygudurum bozukluğudur. Kişinin gündelik yaşamını doğrudan etkileyen oldukça şiddetli bir depresyon türüdür.

Bipolar bozuklukta yalnızca depresyon değil, dönem dönem artmış enerji, taşkınlık ve aşırı özgüvenle seyreden mani veya hipomani dönemleri de görülür. Bipolar depresyon, majör depresyondan daha ağır seyredebilir ve intihar riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Bipolar bozukluk iki temel tipe ayrılır:

Bipolar I Bozukluk: En az bir mani atağı bulunur.

Bipolar II Bozukluk: Hipomani ve depresyon dönemleri görülür ancak tam mani yoktur.

Depresyon Nedenleri Nelerdir?

Depresyonun tek bir nedeni yoktur; çok yönlü bir etiyolojiye sahiptir. Temel nedenler şunlardır:

Biyolojik Nedenler : Beyin kimyasındaki dengesizlikler (serotonin, dopamin, norepinefrin), Genetik yatkınlık, Hormon değişiklikleri, Bazı tıbbi hastalıklar vb.

Psikolojik Nedenler : Travmalar, Çocukluk çağı duygusal ihmali, Öğrenilmiş çaresizlik, Negatif düşünce kalıpları, Düşük özgüven vb.

Sosyal ve Çevresel Nedenler : Stresli yaşam olayları, İş kaybı, ayrılık, yas, Sosyal destek yetersizliği, Ekonomik baskılar vb.

Depresyon genellikle bu faktörlerin bir veya bir kaçının sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Depresyonun Tedavisi Nasıldır?

Depresyon tedavisi kişiye özgüdür ve uzman değerlendirmesi gerektirir. Tedavi seçenekleri, depresyonun türüne ve şiddetine göre değişmektedir. En sık tercih edilen yöntemlerden birisi olan psikoterapi kullanılarak işlevsel olmayan, olumsuz otomatik düşünce ve davranış kalıplarının değiştirilmesi hedeflenir. Bilişsel davranışçı terapi veya psikanalitik terapiler gibi sıkça tercih edilen terapi yöntemlerinin yanında; mevsimsel depresyon için ışık terapisi, travma kökenli depresyonlar için EMDR terapisi gibi çeşitli alternatifler tercih edilebilir. Buraya tıklayarak Psikoterapi Yöntemleri başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Görece ağır olan bazı depresyon türlerinde ilaç tedavisi de gerekebilir. Bu durumda uzman psikiyatristler tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda gerekli antidepresan ilaç tedavisine başlanılabilir.

Ek olarak her insan için ortak olan, ruh ve beden sağlığı için dikkat edilmesi gereken bazı yaşam tarzı müdahaleleri mevcuttur. Bunlar düzenli uyku, sportif egzersiz, sağlıklı beslenme, sosyal destek ve çeşitli farkındalık uygulamaları gibi basit ama önemsenmeyen detaylardır.

Duygudurum bozuklukları ve depresyonlar, yalnızca duygusal değil biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerle etkileşim içinde gelişen karmaşık klinik tablolardır. Majör depresyondan mevsimsel depresyona, doğum sonrası depresyondan bipolar depresyona kadar pek çok türü bulunan depresyon, erken fark edildiğinde ve uygun tedaviyle yönetilebilir bir durumdur. Duygudurum bozuklukları, bilimsel tedavilerle büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir.