Gelişimsel psikopatoloji, çocukların normal gelişim süreçlerinden sapmalarını ve psikolojik bozukluklarını inceleyen psikoloji alanıdır. Bu alan, çocuklukta ortaya çıkan ruhsal, duygusal ve davranışsal sorunları anlamayı, erken tanı koymayı ve etkili müdahaleler geliştirmeyi amaçlar.

Çocukluk döneminde psikolojik rahatsızlıkların erkenden fark edilmesi, hem çocuğun yaşam kalitesini artırır hem de ergenlik ve yetişkinlik dönemine uzanabilecek olumsuz etkilerin önlenmesi adına oldukça önemlidir.

Bu yazımızda, gelişimsel psikopatolojinin temel kavramları, çocuklukta sık görülen bozukluklar, risk faktörleri, tanı süreçleri ve tedavi yaklaşımları gibi başlıklar detaylı biçimde ele alınacaktır.

Gelişimsel Psikopatoloji Nedir?

Gelişimsel Psikopatoloji, yaşamın bir döneminde normal olan fakat başka bir döneminde rahatsız edici, düzen bozucu veya anormal olan davranışların incelendiği psikoloji alanıdır. Bu rahatsızlıkların birçoğu çocukluk dönemine aittir ve bazıları çocukluk döneminin bitmesiyle son bulurken bazıları ise yetişkinlik dönemine kadar sürebilmektedir.

Gelişimsel Psikopatolojide Risk Faktörleri Nelerdir?

  • Biyolojik Faktörler: Genetik yatkınlıklar, nörolojik gelişim farklılıkları, doğum öncesi ve doğum sırasındaki komplikasyonlar vb.
  • Psikolojik Faktörler: Düşük benlik saygısı, olumsuz otomatik düşünceler, travma ve kayıp deneyimleri, zayıf psikolojik dayanıklılık vb.
  • Çevresel Faktörler: Aile içi çatışmalar ve ebeveyn tutumları, sosyal izolasyon ve akran zorbalığı, eğitim ortamı ve ekonomik koşullar vb.

Dikkat Eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu Nedir? (DEHB/ADHD)

Sürekli hareket halinde olan (kollarını ve bacaklarını sallayan, başkalarını dürten, saldırgan, sırası gelmeden konuşan, dürtülerini kontrol edemeyen vb.) yerinde duramayan çocuklar ''hiperaktif'' olarak adlandırılır. Hiperaktif çocuklar yaptıkları işlere odaklanmakta da zorlanırlar. Bu nedenle dikkat eksikliği ve hiperaktivite çoğu zaman birlikte gözlemlenir. DEHB, okul başarısını ve sosyal ilişkileri doğrudan etkileyebilen ve sıkça karşılaşılan bir rahatsızlıktır. Genetik faktörler, nörolojik farklılıklar ve çevresel unsurlar etkili olabilir.

Yıkıcı Davranış Bozuklukları Nelerdir?

Çocuğun yada ergenin, yaşına göre normal sayılamayacak derecede itaatsiz ve tartışmacı olması ''Karşı Gelme Bozukluğu'' olarak, toplumsal değerleri ve kuralları yok sayarak başkalarının haklarına saldırması ve öfke patlamaları yaşaması ise ''Davranım Bozukluğu'' olarak tanımlanır. Bu bozukluk aile ve okul ortamında koordineli bir çalışma gerektirir. Çünkü öğretmenlere saygısızlık veya akran zorbalığı gibi farklı sonuçlar doğurabilir.

Ayrılık Kaygısı Bozukluğu Nedir?

Çocuk veya ergenin, ailesinden, arkadaşlarından veya yakın olduğu diğer kişilerden uzaklaştığında gözlemlenen kaygı, aşırı stres, uyku problemleri yada baş ağrısı gibi fiziksel belirtiler ile kendini gösteren rahatsızlıktır. Diğer anksiyete bozukluklarında olduğu gibi vücudun stres yanıtları ya da kaçınma davranışları ile gözlemlenebilmektedir. Bilişsel davranışçı terapi ve ebeveyn destekli müdahaleler bu konuda etkili olabilir.

Özgül Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Zeka düzeyinde yada eğitim olanaklarında herhangi bir problem olmamasına karşın temel akademik konularda öğrenme güçlüğü yaşanmasıdır. Disleksi (okuma-yazma bozukluğu) ve Diskalkuli (matematik bozukluğu) olmak üzere iki temel alt tipi vardır. Buraya tıklayarak Özgül Öğrenme Güçlüğü başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Zihinsel Yeti Eksikliği Nedir?

Çocukluk gelişimi sırasında yapılan zeka testleri ve geniş kapsamlı klinik değerlendirmeler sonucunda belirlenen (problem çözme, nedensellik, soyut düşünme gibi konularda) zihinsel yetersizlik durumudur. Hayatın her alanında iletişim ve uyum sorunlarını beraberinde getirebilir. Bu rahatsızlık ''Mental Retardasyon'' veya ''Zeka Geriliği'' olarak da adlandırılır.

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?

Karşılıklı sohbet edememe, göz göze gelememe, beden dili kullanamama gibi iletişim problemleriyle seyreden ilgi ve duyguların azalmış paylaşımıdır. ''Ortak Dikkat Sorunu'' olarak da bilinir, etkileşim için iki insanın birbirine dikkat etmesi gerekir. Otizmli çocuklarda temel olarak bu özellik bozulmuştur. Temel olarak sosyal iletişimde güçlük, tekrarlayan davranışlar ve sınırlı ilgi belirtileriyle özdeşleşen bu rahatsızlık kişiden kişiye farklı şekillerde gözlemlenebilir. Erken müdahale ve özel öğretim programları ile sosyal becerilerin geliştirilmesi mümkündür.

Depresyon ve Duygudurum Bozuklukları Nelerdir?

Sürekli mutsuzluk, ilgi kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri ile karakterize olan depresyon, bilinenin aksine sadece yetişkinlere özel bir problem değildir. Çocukluk veya ergenlik döneminde de karşılaşılabileceği gibi erken yaşta fark edilmezse sosyal ve akademik gelişimi olumsuz etkilemektedir. Tedavi süreci ise çocuğun yaşına ve durumuna göre değişkenlik göstermekle birlikte psikoterapi ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi şeklinde uygulanabilmektedir.

Travma ve Stres İlişkili Bozukluklar Nelerdir?

Fiziksel veya duygusal istismar, boşanma, doğal afetler gibi travmatik olaylar sadece yetişkinleri etkilemezler. Özellikle çocukluk döneminde yaşanan travmaların etkileri yaşam boyu devam edebilir ve gelişimsel sapmalara yol açabilmektedir. Belirtiler yetişkinlerde olduğu gibi çeşitli kabuslar, flashbackler, veya yoğun kaygı şeklinde ortaya çıkabilir ancak çocuklar veya ergenler bunu tam tarif edemeyebilirler.

Gelişimsel Psikopatolojinin Önemi Nedir?

  • Çocuğun yaşam kalitesi arttırılabilir, ergenliğin daha sorunsuz geçmesi hedeflenebilir.
  • Ebeveynlere ve öğretmenlere yol haritası sağlayabilir.
  • Erken müdahale sayesinde akademik hayat ve sosyal uyum desteklenebilir.
  • İleride yani yetişkinlik döneminde karşılaşılabilecek psikolojik sorunların önlenmesine veya hafif atlatılmasına katkı sağlayabilir.
Biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimi göz önünde bulundurularak uygulanan bütüncül yaklaşımlar, çocuğun sağlıklı gelişimini destekler ve yaşam boyu ruhsal sağlığını korur. Modern psikoloji ve çocuk psikiyatrisi alanlarında gelişimsel psikopatoloji, hem teorik hem de uygulamalı çalışmalarla çocukların refahını artıran kritik bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır.