Ruh sağlığı, bireyin düşünsel, duygusal ve sosyal açıdan dengeli olması durumudur. Modern yaşamın karmaşıklığı, iş ve sosyal yaşam baskıları, ekonomik ve kişisel sorunlar, ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Modern psikoloji bilimi tam da bu noktada ruh sağlığını korumanın yollarına ve dikkat edilmesi gereken davranışlara odaklanmaktadır. 

Özellikle Covid-19 salgınından sonra küresel çapta eve kapanmanın getirmiş olduğu yeni alışkanlıklar, artan antidepresan ilaç kullanımları, insanların tahammül seviyelerinin azalması veya toplumsal yozlaşma gibi çeşitli konulardan anlaşılacağı üzere günümüzde ruh sağlığını koruyabilmek her geçen gün önem kazanmaktadır. Bu yazımızda ruh sağlığını korumak için neler yapılabileceği yer almaktadır.


Ruh Sağlığı Nedir?

Ruh sağlığı, bireyin duygusal, psikolojik ve sosyal açıdan iyi olma halidir. Kişinin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını dengeli bir şekilde yönetebilmesini ifade eder. Aynı zamanda stresle başa çıkma, günlük yaşamın zorluklarına uyum sağlama ve sağlıklı ilişkiler kurabilme becerilerini kapsar. Ruh sağlığı, yaşamın her döneminde önemli olup bireyin genel iyilik halinin temel bir parçasıdır.

Ruh Sağlığının Önemi Nedir?

  • Duygusal dengeyi ve stabilizasyonu sağlar.
  • Stres ve kaygıyı yönetmeyi kolaylaştırır.
  • Sosyal ilişkilerde sağlıklı iletişimi destekler.
  • Kendine güven ve özsaygıyı artırır.
  • Problem çözme ve karar alma yetilerini güçlendirir.

Ruh Sağlığını Koruma Yolları Nelerdir?

Sosyal Medyayı Bilinçli Kullanmak: Günümüzün vazgeçilmez internet platformları olan sosyal medya siteleri birçok farklı amaç doğrultusunda hemen hemen her yaş grubundan insan tarafından sıklıkla kullanılabiliyor. Bunlardan en yaygın olanları Facebook, Twitter, İnstagram gibi platformlar çoğunlukla kişisel amaçlı kullanılıyor ve bu kişisel kullanımlara oldukça dikkat edilmesi gerekiyor. Birçok insan sosyal medyada yaptığı paylaşımlarda çok mutlu, çok zengin, çok huzurlu gibi bir imaj çizerek dışarıya karşı farkında olarak ya da farkında olmadan ''olması gereken böyle'', ''normal olan bu'' mesajını veriyor. Bu durum ister istemez kendi hayatınızı o profildeki hayat ile kıyaslamanıza yol açıyor ve sonuç olarak kendi hayatınızın çok rutin, çok sıkıcı, çok vasat olduğu gibi hislere ve düşüncelere kapılabilirsiniz. Bu nedenle sosyal medyayı kullanırken oranın bir sanal ortam olduğunu, gerçekleri birebir yansıtmayabileceğini ve kolayca manipüle edilebilir olduğunu unutmadan kullanmanız ruh sağlığınızı korumanıza katkı sağlayacaktır. Ayrıca sosyal medya platformlarındaki hızlı ve yoğun akışlar, odak sürenizin kısalmasına veya çeşitli bağımlılık türlerine zemin hazırlayabileceği için günlük kullanım saatini azaltmak veya kullanıma ara vermek iyi bir seçenek olabilir.

Gündemden ve Haberlerden Biraz Uzak Kalmak: Yaşanılan ülkenin jeopolitik konumu, sosyokültürel özellikleri, demografik yapısı gibi birçok faktör gündeminizin sürekli meşgul ve hareketli olmasına yol açıyor olabilir. Özellikle beynin evrimsel olarak olumsuz ya da tehlikeli durumlara daha fazla odak ayırması yani cinayet, yoksulluk, yolsuzluk gibi olumsuz haberlere çok sık maruz kalmanız sonucunda mutsuzluk ve umutsuzluk gibi hislere kapılabilirsiniz. Bu nedenle bazen ülke gündeminden biraz uzaklaşarak kendi gündeminize (sevdiğiniz insanlara veya sevdiğiniz işlere) vakit ayırmanız hayatınıza ve ruh sağlığınıza olumlu yönde katkı sağlayacaktır. 

Her Şeyin Geçici Olduğunu Unutmamak: Özellikle kötü hissettiğiniz zamanlarda bu durum sanki sonsuza dek sürecekmiş düşüncesine kapılmanız çok olasıdır. Nasıl ki sonsuza kadar mutlu kalamıyorsanız, aynı şekilde sonsuza kadar mutsuz kalmanız da mümkün değildir. Kronik depresyon gibi bir patolojik hastalığınız yoksa kendi kendinize her şeyin gelip geçici olduğunu ne kadar sık hatırlatırsanız, anı yaşamanız da o kadar kolaylaşacak ve ruh sağlığınızı korumanıza yardımcı olacaktır. Olmak istediğiniz yere çok fazla kafa yorarsanız bulunduğunuz yerin keyfini çıkarmayı unutursunuz.

Yalnız Kalmak ve Kendine Vakit Ayırmak: İnsan, doğası gereği sosyal bir varlık olsa da sosyallik kavramı kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bazı insanların sosyal statüsü gereği çevresi çok kalabalık olabilirken bazı insanlar da oldukça küçük bir çevreye sahiptir. Her iki durumda da insanın bazen kendine vakit ayırması, kendi sesini dinlemesi, kendi kendine bir şeyler başarması, kendi kendine ruh sağlığını iyileştirmesine olanak sağlar. Ancak bu yalnızlığın planlı ve bilinçli bir şekilde ayarlanması gerekmektedir, aşırı yalnızlık her zaman iyi gelmeyebilir.

Yardımlaşmak ve Dayanışmak: Bir bütünün parçası olmak ve bir amaç uğrunda benzer düşüncedeki insanlarla ortaklaşa çalışmak, bir şeyler başarmış olmak, bir şeylere katkı sağlamış olmak ruh sağlığınızı korumak açısından oldukça değerlidir. Dernek ve sivil toplum kuruluşları gibi kar amacı gütmeyen kuruluşlarda aktif rol almak bir seçenek olacağı gibi birkaç arkadaşınızla sokak hayvanlarını beslemek de kendinizi iyi hissettirecek bir grup çalışması örneğidir.

Hayatı Ertelemekten Vazgeçmek: Özel hayatınızda yada iş hayatınızda severek yada sevmeyerek yapmanız gereken zorunlu işleriniz olabilir. Bu işleri ertelemeden, zamanında ve planlı bir şekilde yürütmeniz, işlerinizi kolaylaştırarak yoğun stres yaşamanızı engelleyecektir. Aynı zamanda gelecekte huzursuzluk, pişmanlık, kendini suçlamak gibi olumsuz duygulara da kapılmanızı da önleyecektir. İşlerinizi zamanında bitirmek ve ertelememek için parça parça yapmak ve her parçada kendinizi ödüllendirmek güzel bir başlangıç olabilir.

Gerektiğinde Hayır Diyebilmek: Sağlıklı bir ilişkide herkes, her konuda ve her zaman aynı fikirde olmak zorunda değildir. Alttan alabilmek ve fedakarlık yapabilmek çok değerli davranışlar olsa da yaşadığınız hayat size aittir ve bu filmin yönetmeni sizsinizdir. Alacağınız karar ve sorumluluklarla bağımsız, özgür bir birey gibi hareket etmek kişisel gelişim ve ruh sağlığı açısından oldukça önemli konulardan birisidir.

Yeme, İçme ve Uyku Düzenine Dikkat Etmek: Temel yaşamsal faaliyetleriniz ve döngüleriniz aynı zamanda ruh ve beden sağlığınızı etkileyen temel unsurlarınızdır. Dengeli ve düzenli beslenmeniz, uyku saatlerinize ve uyku kalitenize dikkat etmeniz gün içerisinde kendinizi daha dinç ve zinde hissetmenize, dolayısıyla işlerinize daha iyi odaklanmanıza ve daha doğru kararlar alabilmenize, nihayetinde de ruh sağlığınızı koruyabilmenize olanak sağlayacaktır.

Spor Yapmak ve Hareket Etmek: Beden sağlığı ile ruh sağlığı bir bütündür. Bu nedenle ruh sağlığınızı korumanın yegâne yollarından bir tanesi de beden sağlığınızı korumaktan geçer. Düzenli olarak spor yapmak, bedenen ve zihnen sürekli aktif olmanızı sağlayacaktır. Spor salonlarına gitme imkanı bulunmayanlar için doğada gezintiye çıkmak, sahilde yürüyüş yapmak veya bisiklete binmek, otobüsten birkaç durak erken inmek veya aracınızı bir yan sokağa park etmek gibi aktiviteler de iyi birer seçenek olarak değerlendirilebilir.

Dengede Durmaya Çalışmak: Hayat bir dengesizliktir, içerisinde doğum/ölüm, gece/gündüz, iyi/kötü gibi birçok zıtlık barındırır. Bir çok dini inanç sisteminde ve felsefi görüşte de yer aldığı gibi sabrederek ve şükrederek bu dengesizliğe ne kadar ayak uydurabilir ve kendinizi dengede tutabilirseniz ruh sağlığınızı koruma direnciniz de o kadar yüksek olabilir.

Profesyonel Destek Almak: Nasıl ki dişinizde bir problem olduğunda diş hekimine gidiyorsanız veya hastalanınca aile hekiminizi ziyaret ediyorsanız ruh sağlığı alanında karşılaşılan bir çok sorunun da tıpkı bunlar gibi çaresi vardır. Aile veya arkadaş desteği ve benzeri tüm çabalarınıza rağmen tek başınıza ruh sağlığınızı korumakta zorlandığınızı düşünüyorsanız bu konuda bir ruh sağlığı uzmanından destek almaktan çekinmemelisiniz.